yakıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yakıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yakıt ve Emisyonda %50 Tasarruf Sağlayacak Yeni Uçaklar Çok Yakında






Havacılık devi Boeing ve Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'nın havacılıkta sürdürülebilirlik sorunu olan yakıt ve emisyon konusunda ciddi çalışmaları olduğu biliniyordu. Ancak yakın zamana kadar nasıl bir yaklaşım ile çalışmalarını sürdürdükleri soru işaretiydi. Ortaya çıkan yeni bilgiler ile, bu iki dev kurumun yakıt ve emisyon konusunda devrim mahiyetinde bir çalışma içinde oldukları anlaşılıyor.
Uçaklar için yeni bir kanat tasarımı





Yeni kanat yapısının %50 oranında yakıt ve emisyon tasarrufu yaratacağı iddialar arasında.NASA ve Boeing mühendisleri en temel soruyu sorarak yeni dönemi başlatmışlar.

Uçakların kanatları kaldırma kuvvetini yaratan bileşenler. Ne kadar kaldırma gücü o kadar yükün yerden yükselmesi anlamına geliyor. Mühendisler yeni tasarımları ile ideal orana yani daha az enerji sarfiyatı ile yüksek kaldırma gücüne ulaşmayı başarıyorlar.İşin sırrı hafif malzemeden imalat yapmakta.

Günümüz teknolojisi artık hafif metallerden sağlam ve güvenilir hava araçları yapmayı mümkün kılıyor. Titanyum ve karbon fiberden yapılan kanatlar daha fazla kaldırma kuvvetini daha hafif materyal ile mümkün kılıyor.Bu devrimin arka planında dev bir işbirliği var.Havacılık mühendisleri son yıllarda yapabileceklerinin sınırına geldiklerini düşünüyorlardı ve dolayısıyla bu disiplinde inovasyon neredeyse durma noktasına gelmişti. Ancak NASA ve Boeing mühendislerinin iyi oldukları noktaları birleştirmesi yeni bir devrimin kapısını araladı.

Ticari havacılığın en önemli uçaklarından biri olan ve mevcut şartlar altında en etkin ekonomik sonuçları veren uçak Boing 747 olarak biliniyor.Boeing 747 verimlilik esasına göre üretilmiş bir uçak.

Yüksek yolcu kapasitesi ve buna bağlı görece düşük yakıt sarfiyatı, 747'yi uzun mesafelerin vazgeçilmez hava aracı olarak kılıyor.Geleneksel yöntemler ile inşa edilen 747'nin aslında muazzam bir ağırlığı var.

Boeing 747'nin tek kanadının ağırlığı 43 ton ağırlığında yani iki kanadı neredeyse 90 tona denk geliyor. Uçağın yüksüz ağırlığı ise 185 ton civarında. Toplam ağırlık içindeki kanatların payı sizin de görebildiğiniz üzere çok yüksek. Yani en etkin hava aracının dahi ağırlığı sebebiyle çok fazla tüketime sebep oluyor.Yeni tasarım kanatlar ile her şey yeniden başlayacak.

Testleri başarı ile devam eden yeni tasarım kanatların olağanüstü kuvvetlere mukavemet gösterdiği görülüyor.Havacılık endüstrisi çok büyük bir değişime hazırlanıyor.Bu yeni nesil kanatlar ile maliyetler orta vadede inanılmaz seviyelere çekilecek ve havacılık endüstrisi her anlamda büyük bir devrim ile yeni bir döneme girecek.
Read More

Yerli Kömüre Yeni Teşviklerin Maliyeti Görünenden Yüksek Olacak.




Yerli Kömürden Elektrik Üretimini Özendirmeyi Amaçlayan Teşvikler, Atıl Duruma Düşecek Santral Yatırımlarıyla Karşı Karşıya Kalmamıza Neden Olabilir.

Greenpeace Akdeniz, Sürdürülebilir Finans Kampanya Sorumlusu İbrahim Çiftçi, WWF Türkiye İklim Enerji Yönetmeni Mustafa Özgür Berke, TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölümü Proje Koordinatörü Özlem Katısöz ün derledikleri bilgilere göre;

Ülkemizde yerli kömüre dayalı santrallerden elektrik üretimini artırmak üzere çeşitli teşvik mekanizmaları mevcut. Söz konusu teşviklere rağmen, yatırımcıların yerli kömür santrali projelerinden uzak durduğunu görüyoruz. Aralık ayında gerçekleşen Paris İklim Zirvesi sonrasında kömür projelerinin finansmanı ve toplumsal kabulü daha da zorlaşmışken, ülkemizde “alım garantisi” başta olmak üzere çeşitli ek teşvik mekanizmaları gündeme geliyor. Söz konusu araçların ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği açısından içerdiği risklerin etraflıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Bilindiği üzere, 2009 yılında yayımlanan Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi ile, ülkemizin yerli kömür kaynaklarının tümünün 2023 yılına kadar elektrik enerjisi üretimi amacıyla değerlendirilmesi hedeflenmişti. Bu amaç çerçevesinde, 2012 yılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından “kömür yılı” olarak ilan edilmişti.

Ülkemizde yerli kömüre dayalı projeler için AR-GE destekleri, maden arama için verilen destekler, hazine tarafından sağlanan yatırım garantileri, çevre mevzuatından muafiyet ve 2013 yılında uygulamaya konulan Yeni Yatırım Teşvik Sistemi çerçevesinde sağlanan avantajları da içeren pek çok teşvik uygulaması var. Buna rağmen 2009 yılından bu yana devreye alınan yeni elektrik enerjisi kurulu gücünün sadece yüzde 2’si yerli kömür kaynaklarıyla çalışmakta. Söz konusu dönemde devreye giren yeni ithal kömür kurulu gücü ise yerli kömürün 7 katı seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Kömür İşletmeleri’nin 2015 yılı Kömür Sektörü Raporu’nda belirtildiği üzere, ülkemizin sahip olduğu linyit rezervleri büyük oranda düşük kalitede ve mevcut rezervler zenginleştirme için uygun özelliklere sahip değil . Ekonomik ve teknik açıdan elverişsizliği nedeniyle yatırımcıların ilgisini bir türlü çekememiş olan yerli kömür projeleri için son zamanlarda daha da kuvvetli teşvik mekanizmaları gündeme gelmeye başladı . 2016 yılı başında kömür sektörü tarafından dile getirilmeye başlanan “alım garantisi”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından geçtiğimi günlerde tekrar gündeme geldi. Basına yansıdığı kadarıyla; gün öncesi piyasada oluşan elektrik fiyatlarından memnun olmayan kömür yatırımcısını tatmin edecek bir fiyatın uzun dönemli bir anlaşmayla sağlanması söz konusu. Bu tutarın kilovatsaat başına 8 ABD Doları sent tutarında olabileceği dile getiriliyor.

Küresel ölçekte kömür talebi ve kömür tüketiminin darboğaza girdiği bir dönemdeyiz. Uluslararası Enerji Ajansı verileri, kömür tüketiminde 1990’lı yıllardan bu yana ilk defa düşüş gözlendiğini gösteriyor . Son dönemde başta Çin ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere pek çok ülkenin çevresel, ekonomik ve halk sağlığına ilişkin kaygılar nedeniyle kömür tüketiminde azaltıma gittiğini görüyoruz. İngiltere 2025 yılına kadar kömür santrallerinin tümünü kapatacağını duyururken İskoçya son kömürlü termik santralini geçtiğimiz günlerde kapattı.


[[ İskoçya’nın yenilenebilir enerji konusunda koyduğu büyük hedefler uzun süredir biliniyor ve Birleşik Krallık ülkesi sonunda bu ilerici kararlarının meyvesini topluyor gibi görünüyor. İskoçya geçtiğimiz yıl elektrik tüketiminin yüzde 57,7’sini yenilenebilir kaynaklardan elde etti.

Birleşik Krallık Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayınladığı rakamlara göre İskoçya geçtiğimiz yıl elektrik tüketiminin yüzde 57,7’sini yenilenebilir kaynaklardan elde etti . Bu rekor İskoçya’nın 2015 için koyduğu yenilenebilir enerjiden elektrik üretimi hedefinin üzerine çıktığını ve nihai hedefi olan yüzde 100 yenilenebilir enerji yolunu yarıladığını gösteriyor.

İskoç yenilenebilir enerji sektörünün temsilcisi olan Scottish Renewables Genel Yöneticisi Jenny Hogan “Bu endüstrimiz için önemli bir mihenk taşı ve artık yenilenebilir kaynakları enerji sektörünün büyük bir parçası olduğunu gösteriyor” dedi. Hogan, yenilebilir enerjinin hükûmetten gereken teşviği görebilmesi halinde geride kalan potansiyelini kullanmasıyla daha da büyüyeceğini savunuyor.


İngiliz hükümetinin geçtiğimiz yılda yenilenebilir enerji teşviklerine getirdiği kesintiler sebebiyle, İskoçya asıl hedefi olan 2020’ye kadar tamamen yenilenebilir enerjiye geçme hedefine ulaşamayacak gibi görünüyor. Yine de yenilenebilir enerjiyi destekleyenler, 2014 itibariyle enerji üretiminin yüzde 16 artmış olması sebebiyle 2015 kazanımlarından oldukça mutlu. ]]

Amerika Birleşik Devletleri, uygulamaya koyduğu “Temiz Enerji Planı” ile kömürden elektrik üretimini azaltmayı hedefliyor. ABD’de kömürün elektrik üretimindeki payı son 10 yılda %49’dan %33’e düşerken , Uluslararası Enerji Ajansı, Avrupa Birliği ve ABD’de kömür tüketiminin bu yıl %1,5 ila %2 oranında azalacağını öngörüyor .

2015 yılının Aralık ayında imzalanan Paris Anlaşması'nda Türkiye'nin de aralarında yer aldığı 195 ülke, yüzyılın ikinci yarısında net karbon emisyonlarının sıfırlanması hedefinde anlaşırken, finansmanda önceliğin düşük emisyonlu teknolojilere verilmesinin öneminin altını çizdi. Kömür sektöründe yaşanan yavaşlama ve küçülme, yenilenebilir enerji maliyetlerindeki hızlı düşüş ve emisyon azaltma politikalarının eseri.

Bu gidişat, finans kurumlarında da karşılık buluyor. Son üç yıl içerisinde, aralarında Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın da bulunduğu pek çok uluslararası finans kuruluşu, ile OECD üyesi ülkelerin ihracat-ithalat bankaları kömür yatırımlarını istisnai durumlar dışında ya da topyekün terketme kararları aldılar. Benzer politikalar, ING, Credit Agricole, JP Morgan ve HSBC gibi birçok özel banka tarafından da uygulamaya sokulurken, Axa, Allianz gibi özel sermaye fonu ve emeklilik fonları da kömür sektörüne yaptıkları yatırımlardan çıkıyorlar. 900 milyar ABD Doları’nı bulan değeriyle dünyanın en büyük emeklilik fonu olan Norveç Emeklilik Fonu da kömür yatırımlarından çekildi. Gelinen noktada kömür endüstrisinin hem özkaynak hem de kredi finansmanı yaratmasının önünde önemli engeller yükseliyor.


Bu şartlar altında, yerli kömüre alım garantisi ve benzeri teşviklerin etkilerinin değerlendirilmesinde aşağıdaki unsurların da göz önüne alınması gerektiği kanaatindeyiz:

- Alım garantisi ile ekonomik açıdan fizibilitesi olmayan kömür projelerinin finanse edilebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Bu modelde, projelerin ekonomik fizibilitesini sağlayan unsur kamu maliyesi, yani bizlerin ödediği vergiler oluyor. Başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının maliyetleri büyük bir hızla düşerken on, onbeş hatta yirmi yıl süresince kömürden üretecek elektriğe alım garantisi sağlanması, tüketicinin yenilenebilir enerji teknolojilerinin maliyetlerindeki düşüşten faydalanmasının ertelenmesi, kamu maliyesinin gereksiz bir yük altına girmesi anlamına geliyor.

- Yerli kömüre verilen teşviklerin gerekçesi olarak en ucuz enerjinin en hızlı şekilde üretilebilmesinin hedeflendiğini belirtiyor. Enerji Bakanlığı tarafından rüzgar enerjisinden üretilen elektrik için sağlanan alım garantisi kilovatsaat başına 7,3 ABD Doları sent. Bu çerçevede, daha ucuz olduğu varsayılan kömürden elektrik üretimi için tartışılan alım garantisinin (8 ABD Doları sent / kilovatsaat) maliyetlerin her geçen gün düştüğü rüzgar enerjisine sağlanan alım garantisinden neden daha yüksek olduğunun sorgulanması gerekiyor.

- Avrupa Birliği'ne üyelik vizyonunu her fırsatta tekrarlayan ülkemiz bu hedefe ulaştığı takdirde, AB enerji mevzuatının önemli bir parçası olan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Endüstriyel Emisyonlar Direktifi'ni uygulama koyacak. AB mevzuatı altında kömürlü termik santrallerde üretilen elektrik, karbon vergisine konu olacak. AB üyelik perspektifinden bağımsız olarak da ülkemizde karbon ticareti ve karbon vergisi konuları gündemin üst sıralarında. Analizlere göre, elektrik üretiminde kömüre öncelik verilmesi durumunda karbon vergisi ve karbon ticareti gibi uygulamaların 2020-2030 yılları arasındaki maliyeti 14 Milyar ABD Doları'nı bulabilir . Kömüre ek teşvik getirilmesi tartışmalarında, asıl faturanın ilk bakışta görünenden daha yüksek olduğunun farkında olmamız, söz konusu faturanın kim tarafından ve nasıl ödeneceği sorusunu sormamız gerekiyor.

- Uluslararası Enerji Ajansı İcra Kurulu Direktörü Dr. Fatih Birol’un belirttiği gibi, yenilenebilir enerjinin romantik bir hikaye olmaktan çoktan çıktığı bir çağda yaşıyoruz. 2015 yılında küresel ölçekte kurulan yeni elektrik enerjisi kapasitesinin yarısı yenilenebilir enerjiye dayalı . Uluslararası Enerji Ajansı’na göre 5 yıllık dönemde kurulu güce yapılacak eklemelerin üçte ikisinin yenilenebilir enerjiye dayalı olması bekleniyor. Yeni kurulu gücün yarısını güneş ve rüzgar enerjisi oluşturacak .
- Bu değişimi piyasa şartları ve düşen maliyetler sürüklüyor. Güneş enerjisinden elektrik üretmenin maliyeti son 5 yılda neredeyse %80 oranında düştü. 2040' a kadar maliyetlerin %48 daha azalması bekleniyor .

- Fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar elektrik üretiminin maliyeti açısından sürekli bir risk arz ederken, yenilenebilir enerji maliyetlerindeki düşüşün ülkemizin enerji politikası önceliklerine yansıtılması gerekiyor. Ancak, aksi yönde bir gidişatın söz konusu olduğunu gösteren veriler mevcut. Analizlere göre Almanya, İspanya ve İngiltere gibi ülkelerinin de yer aldığı Avrupa pazarında fotovoltaik güneş enerjisinden elektrik üretiminin maliyetinde sadece 2015 yılının ilk yarısında %15 düşüş görülürken, güneş enerjisi lisans yarışmalarında TEİAŞ’a verilen bağlantı katkı payı taahhütleri sonucunda aynı dönemde Türkiye'de güneş enerjisi yatırım maliyetleri %46 oranında arttı .
- Ülkemiz yenilenebilir enerji kaynakları açısından yüksek potansiyele sahip. 2015 yılında Türkiye’de elektrik üretiminin %31’i yenilenebilir enerji kaynaklarından gerçekleşti. 2023 yılı için koyulan hedef ise yalnızca %30. Analizler, önümüzdeki dönemde güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarına öncelik verilirse, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının 2023 yılında %40, 2030 yılında ise %47 düzeyine çıkabileceğini gösteriyor . Böyle bir dönüşümün maliyetinin kömüre öncelik veren mevcut politikalarla başa baş olacağının, uzun dönemde ise yakıt maliyetinden sağlanacak tasarrufla çok daha ekonomik olacağının ve 2050 yılına dek 122 Milyar ABD Doları tutarında tasarruf sağlanacağının altını çizmek gerekiyor .
- Yenilenebilir enerji kaynakları, kömür, doğal gaz ve nükleer enerji gibi konvansiyonel teknolojilerden çok daha yüksek istihdam yaratma potansiyeline sahip. Örneğin güneş enerjisinin iş yaratma potansiyeli, kömür ve doğal gazın sekiz, nükleer enerjinin ise yedi katı . Yenilenebilir enerji sektöründe doğrudan yaratılan işlerin yanı sıra, sektördeki büyüme olumlu ekonomik "dalgalanma" etkileri de yaratacak. Yenilenebilir enerji tedarik zincirindeki endüstriler bu dalgalanmadan yararlanırken; yerel işletmeler de artan hane halkı ve iş gelirlerinden faydalanacak . Enerji politikalarının istihdam ve sanayiye yönelik imkanları da göz önüne alarak tasarlanması, yenilenebilir enerji teknoloji ve ekipmanlarının üretiminin Türkiye'nin sanayi politikasının öncelikleri arasına sokulması gerekiyor.
Sonuç olarak, sürdürülebilir enerji arzı ve enerjide dışa bağımlılığın giderilmesi gibi uzun vadeli hedeflere yönelik politika araçları belirlenirken, küresel gelişmeler, piyasaların gidişatı ve fırsat maliyetlerinin detaylı olarak göz önüne alınması gerekiyor. Yerli kömürden elektrik üretimini özendirmeyi amaçlayan politika araçları, yüksek maliyetler ve ömrünü tamamlamadan atıl duruma düşecek santral yatırımlarıyla karşı karşıya kalmamıza neden olabilir. Paris Anlaşması sonrasında kömür projelerinin finansmanı ve toplumsal kabulü giderek zorlaşırken, Türkiye'nin seçimini yenilenebilir enerji teknolojilerinden kullanması, bu alanda takipçi değil öncü olma fırsatını kaçırmaması gerekiyor.


Read More

Yenilenebilir Enerji ile Yıllık 4.2 Trilyon Dolar Tasarruf Mümkün.



Yenilenebilir enerjinin, küresel enerji dağılımındaki payının 2030 itibari ile ikiye katlanması trilyonlarca dolar tasarruf sağlayacak.Bu rakam, yapılması gereken yatırımın 15 katı anlamına geliyor.



Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'nın (IRENA)'nın yaptığı son araştırma, yenilebilir enerjiye geçişin küresel ekonomiye potansiyel katkısını ortaya koydu. Araştırmaya göre, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının 2030 yılına kadar iki katına çıkarılması ile yılda 4.2 trilyon Dolarlık dolarlık tasarruf sağlanabilir, ki bu artışın sağlanması için gerekli olan yatırımdan çok daha yüksek.
IRENA tarafından yayınlanan; REmap: Roadmap for a Renewable Energy Future (Yenilenebilir Haritası: Yenilenebilir Enerji Geleceği için Yol Haritası) adlı rapor, şu anda küresel elektrik üretiminde payı %18 olan yenilenebilir enerjinin payını 2030 yılına kadar %36'ya çıkarılması için yapılabilecek basit adımları da özetliyor.
2030 yılında 24.4 milyon insana yenilenebilir enerji sektöründe istihdam sağlanabilir, Bu 2014 yılının rakamlarına göre, sektörde 15 milyondan daha fazla yeni istihdam anlamına geliyor,Küresel gayri safi hasılayı 1.3 Trilyon dolar yükseltebilir,Kömür gibi fosil yakıtlar gibi kaynaklardan kaynaklı hava kirliliğini düşürerek yıllık ortalama 4 milyon kişinin hayatını kurtarılmasını sağlayabilir,Küresel sıcaklık artışını, sanayi öncesi dönemlere göre 2°Cnin altında tutulmasını sağlayabilir,2030 yılına kadar enerji kaynaklı sera gazı emisyonunu 12 milyar ton düşürebilir - Bu rakam, ülkelerin Paris Anlaşması öncesi verdiği Ulusal Katkı Niyet Beyanlarındaki rakamın tam 5 katı emisyon azaltımı anlamına geliyor.




IRENA Genel Direktörü Adnan Z. Amin "Yenilenebilir enerjiyi iki katına çıkarmak sadece mantıklı ve makul değil aynı zamanda da yapmamaktan çok daha ucuz. Yenilenebilir Haritası Raporu, sadece en ekonomik yolu değil, çevresel ve sosyal olarak en vicdani yolu da gösteriyor. Bu yol daha fazla iş yaratacak, düşecek olan hava kirliliği ile milyonların hayatını kurtaracak ve Paris'te anlaşılan 2 derece hedefi için izlenmesi gereken yola da girmemizi sağlayacak" diyor.
Bu rapor, IRENA'nın daha önce hazırladığı küresel yol haritası raporunun ikinci versiyonu, bu seferki analiz, küresel enerji kullanımının yüzde 80'ni yapan 40 ülkeyi kapsıyor. Kapsanan ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Rapora göre, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı önemli aşamalar kaydetti, bu adımlar devam ederse, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerjinin payı yüzde 45 düzeyine çıkabilir, ancak elektrik üretimi dışında da yenilenebilir enerjinin kullanımı için, ulaşım sektörü, binalar ve sanayi sektöründe önemli bir potansiyel var. Ancak bu sektörlerde olan gelişmeler, olması gerekenden daha yavaş ilerliyor.
IRENA Yenilikçilik ve Teknoloji Merkezi Direktörü, Dolf Gielen "Güç ve elektrik sektöründe, enerji dönüşümü hızlı ilerliyor, ancak küresel iklim ve kalkınma hedeflerine ulaşabilmemiz için, ulaşıma, ısınmaya ve soğutma sektörüne daha çok odaklanmamız gerekiyor. Eğer gerekli aşamaları kaydeder, ve 2030'a kadar iki katı yenilenebilir enerji hedefine ulaşırsak, bu en yüksek enerji tüketen sektörler de daha gazla yenilenebilir enerji kullanıyor olacaklar ve hedefe daha fazla yakınlaşacağız" diyor. Var olan ulusal planlara göre, yenilenebilir enerjinin payı küresel düzeyde 2030 yılına kadar yüzde 21'e ancak ulaşabilecek. 2030'a kadar iki katı yenilenebilir enerji hedefini yani yüzde 36 hedefini tutturmak için, yıllık yenilenebilir enerji kurulum hızının 6 katına çıkması, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji konusunda, yıllık ortalama brüt 770 milyar Amerikan Doları daha fazla yatırım gerekiyor, bu yatırımların küresel enerji sistemindeki net olarak yaratacağı harcama artışı ise sadece yıllık 290 milyar Amerikan Doları. Bu yatırımın yaratacağı tasarruf ise bu rakamın tam 15 kat: 2030 yılına kadar 4.2 trilyon tasarruf hava kirliliğine ve iklim değişikliğine yapılacak olan harcamaların düşürülmesi ile sağlanabilir.Yenilenebilir enerjiyi iki katına çıkarmanın temel faydaları:5 temel adım atılması gerekiyor: Bu hedefe ulaşmak için raporda 5 öncelik belirleniyor:(1) Fosil yakıtlar lehine sonuç veren, piyasa aksaklıklarını gidermek;
(2) enerji sistemlerinin esnekliğini arttırarak farklı yenilenebilir enerji formlarının sisteme girişini kolaylaştırmak;
(3) yeni kentsel dönüşüm projelerinde ve sanayide ısınma ve soğuma kullanımı için yenilenebilir enerji kullanımını önceliklendiren çözümler üretmek;
(4) yenilenebilir enerji ve biyo-yakıtların ulaşımında kullanımını arttırarak hava kirliliğini düşürmek
(5) biyo-enerjinin sürdürülebilir, ekonomik ve güvenilir bir şekilde teminini sağlamak. IRENA Genel Direktörü Adnan Z. Amin; Yenilenebilir enerji çağı önümüzde, ama gerekli olan çabayı sarf etmez isek, bu potansiyele uluslararası iklim ve kalkınma hedeflerimize ulaşmak için gerekli olan hızda erişemeyeceğiz. Bu yol haritası, hem kamuda hem de özel sektördeki karar vericilere, eldeki fırsatları ve bu fırsatları kaçırmanın maliyeti hakkında önemli bir uyarı yapıyor". Diyor.
Read More
(24) (16) (9) (7) (5) (5) (3) (3) (3) (3) (3) (3) (3) yakıt (3) (3) (3) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1)

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

TWEETS BY YENİLENEBİLİR