proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Güneş enerjisi tarlaları geliyor.

Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Afyonkarahisar İl Koordinatörü Zülgari Özdemir, "IPARD 2 programı kapsamında ilk kez yenilenebilir enerji sektöründe yatırımlara destek sağlanacak. Bu sektörde de 21 tane yatırım başvurusu aldık. Bu yatırımlarla IPARD 2 destekleriyle güneş enerjisi tarlaları oluşacak." dedi.


Özdemir, IPARD programlarının Avrupa Birliği ile Türkiye arasında varılan anlaşmaların sonunda 42 ilde uygulanan bir destekleme projesi olduğunu söyledi.
Bu desteklerin yüzde 75'inin Avrupa Birliği, yüzde 25'inin ise Türkiye tarafından verildiğini belirten Özdemir, IPARD 1 programı kapsamında 1 Temmuz 2011'de çağrıya çıkılmaya başlandığını ifade etti.
Özdemir, 2015 yılının sonuna kadar bu çağrıların devam ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"2011 ve 2015 yılları arasında 15 çağrı gerçekleştirilirken, 554 proje başvurusu alındı. Bunların 389'u ile sözleşme imzalandı. Sözleşme imzalanan projelere ise toplam 265 milyon lira yatırım yapıldı. 134 milyon liralık kısmı da hibe olarak başvuru sahiplerinin hesaplarına yatırıldı. Bu projelerden süt hayvancılığına 78 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirildi. Bu yatırımların 45 milyon liralık kısmı hibe olarak verildi. Yine ilimizde büyükbaş ve küçükbaş besiciliğine 40 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirilirken, bunun da 23 milyon lirası hibe olarak verildi."



IPARD 2 programının Nisan 2016'da hayata geçirildiği ve ilk çağrıya çıkıldığını aktaran Özdemir, şöyle devam etti:
"Şu ana kadar 449 proje başvurusu alındı. Bu projelerin toplam yatırım maliyeti 248 milyon lira. Bunlar için 150 milyon liralık hibe talep ediliyor. Bu projelerin şu anda incelemesi devam ediyor. IPARD 2'de yapılan başvuruların 67 tanesi hayvancılık projesi. Bu projelerin de toplam maliyeti yaklaşık 131 milyon lira civarında. Et, süt ve meyve gibi işleme sektörlerinde ise 11 yatırım başvurusu aldık. IPARD 2 programı kapsamında ilk kez yenilenebilir enerji sektöründe yatırımlara destek sağlanacak. Bu sektörde de 21 tane yatırım başvurusu aldık. Bu yatırımlarla IPARD 2 destekleriyle güneş enerjisi tarlaları oluşacak."
Read More

Facebook Avrupa'da ikinci veri merkezini tamamen yenilenebilir enerji ile güçlendirecek.



Avrupa'daki ilk veri merkezini 2013'te İsveç'te açan Facebook,ikinci veri merkezini İrlanda'da açma kararı aldı. Her geçen gün kullanıcı sayısını arttıran şirket, bu artışın karşılığında doğal olarak daha fazla veri merkezine ihtiyaç duyuyor. Bu kararla Avrupa'daki varlığını da arttırma strajesi güden şirket, söz konusu veri merkezini 2018 yılının sonuna kadar devreye almaya planlıyor.


Facebook'un altyapıdan sorumlu başkan yardımcısı Tom Furlong konuyla ilgili yaptığı açıklamada veri merkezinin facebook, messenger ve instagram'da milyarlarca insanın bir araya gelmesinin altyapısını sağlayan bir tesis olacağını söyledi. Açıklamada ayrıca, söz konusu tesisin dünyanın en gelişmiş,verimli ve sürdülebilir veri merkezlerinden biri olacağı vurgulandı. Buna göre,veri merkezi Açık Bilişim Projesi kapsamında yapılacak.

Dünya üzerindeki altıncı ve Avrupa’daki ikinci olma özelliğindeki yeni merkez, Clonee, County Meath’te inşa edilecek ve şirket açıklamasına göre son teknolojileri kullanacak. Facebook’un diğer veri merkezleri Oregon, Iowa ve North Carolina’da bulunuyor. Facebook geçtiğimiz Temmuz ayında Texas’ta yine tamamen rüzgar enerjisiyle çalışan yeni bir veri merkezi açacağını duyurmuştu.
Facebook’un Nisan 2011’de duyurduğu ve Open Compute Project olarak bilinen verimlilik ve sürdürülebilirlik projesi kapsamında sıfırdan inşa edilecek olan yeni veri merkezi, yüzde 100 yenilenebilir enerji ile güçlendirilecek. Sunucuların soğutulmasında İrlanda’nın zengin rüzgar kaynakları önemli bir göreve sahip olacak. Facebook Open Compute Project ile 2014 yılına kadar geçen sürede toplam 1,2 milyar dolar tasarruf sağladığını açıklamıştı.





Clonee adındaki yeni veri merkezinin en verimli ve sürdürülebilir veri merkezlerinden birisi olması planlanıyor. Facebook bu veri merkezinde de tıpkı İsveç'de olduğu gibi yenilenebilir enerjiyi kullanacak. Ayrıca veri merkezini soğutmak için iklim şartlarından da yine benzer seviyede faydalanılacak. Sektördeki şirketlerin ortaklaşa desteklediği projeyle verimli altyapıların sağlanması için çözümler beraber üretilip paylaşılıyor.





Amazon, Microsoft, Apple (Yakında) ve Google gibi diğer teknoloji devleri de veri merkezi yatırımı için İrlanda'yı tercih ediyor. Sosyal medya devinin Avrupa genel merkezi de Dublin'de bulunuyor. İlk veri merkezini İsveç'de açan şirket ise bu bölgedeki havanın "tuzlu" olmasından şikayetçi. Soğutmadan önce ekstra filtreleme yapılması gerektiği için bu kez daha elverişli bir bölge olan İrlanda tercih edilmiş. Geçtiğimiz aylarda Rusya'da açılacak devasa veri merkezinin de dev şirketler tarafından kiralanacağı gündeme gelmişti.

Read More

Yenilenebilir enerjileri kömürden daha ucuza getirme planı açıklandı



İklim Değişikliğini önlemede yenilenebilir enerjileri kömürden daha ucuza getirme planı açıklandı.




Bilim adamları ve iktisatçılar iklim değişikliğinin önüne geçecek kritik bir adım atarak, yeşil enerjinin 10 yıl içinde kömürden daha ucuz hale gelmesi için çalışmalarda bulunacak bir komisyon kurdu. Ekip bu hedefini, 1960’lardaki Apollo programında ABD’nin verdiği ‘gelecek on yılın sonunda aya insan gönderme’ sözüne benzetiyor.







Aralarında İngiliz Hükümeti’nin bilim konularındaki eski baş danışmanı Sir David King; Royal Society’nin eski başkanı Lord Rees; Lord Stern ve Lord Rayard gibi ekonomistlerin bulunduğu önde gelen akademisyenler, en kirli fosil yakıt olan kömürden vazgeçmeden küresel ısınmanın önlenemeyeceği görüşünde.Projeyi ‘Global Apollo Programı’ olarak adlandıran ekip, yenilenebilir enerji, depolama ve elektrik nakli gibi temel konularda araştırmaları ve ilerlemeyi arttırmak amacıyla bir uluslararası mutabakat çağrısı yapıyor ve dünyanın her yerinden ülkelerin desteğini almayı umuyor.


Proje ekibi, araştırmalarında rüzgar, güneş ve diğer yeşil enerji türlerini 2025’e kadar kömürden daha az maliyetli bir güç kaynağı haline getirmeyi hedefliyor. İklim değişikliğinin önlenebilmesi için küresel ısılardaki artışın 2°C’yi geçmemesi gerekiyor ve bu hedef bunu mümkün kılıyor.

Programın mimarlarından olan ve yıllardır fosil yakıtlardan uzaklaşarak ‘karbonsuzlaştırılmış’ ekonomiye geçmeyi savunan Sir David şöyle diyor:

“Her şey şu an karşı karşıya kaldığımız iklim değişikliği riskiyle başladı. Yaklaşan büyük bir felaket, fakat bu bence önlenebilir.”

Geçtiğimiz günlerde Londra’daki Royal Society’de programının açılışında konuşan Sir David

“Bu çok önemli küresel bir fırsat ve harekete geçmemiz gerekiyor” diyor ve ekliyor: “2°C’nin altında kalmak oldukça zorlu olacak. Buna acilen çözülmesi gereken bir sorun olarak yaklaşmalıyız. Bu yolda hemen adım atmazsak gelecekte çok daha büyük sorunlarla uğraşmak zorunda kalacağız”.

Global Apollo raporunun yedi yazarının arasında Royal Academy of Engineering’in ve BP’nin eski başkanı Lord Browne; kabine eski sekreteri Lord Gus O’Donnell ve Finansal Hizmetler Kurulu ve İklim Değişikliği Komitesi’nin eski başkanı Lord Turner bulunuyor.

Yenilenebilir enerji için yapılan küresel araştırmalar ve ilerlemelere ayrılan fon oldukça az; araştırmalara ayrılan tüm küresel kamu fonunun yalnızca %2’si. Rapora göre bu miktarın yılda 6 milyar dolardan yılda en az 15 milyar dolara çıkarılması gerekiyor.






Yıllık karbondioksit emisyonları fosil yakıtların, özellikle de kömürün kullanıldığı ekonomilerde durdurulamayacak bir hızda artıyor. Karbonsuz yeşil enerji 2°C’lik sıcaklık artışını önleyecek şekilde yıllık emisyonları azalatacaktır.







London School of Economics İktisat Fahri Profesörü Lord Layard’ın belirttiği üzere bu rakama, Global Apollo konsorsiyumuna katılan ülkelerin gayrisafi milli hasılalarının yüzde 0,02’sini projeye ayırmasıyla ulaşılabiliyor.

Lord Layard şöyle diyor: “Bu tıpkı aya insan göndermek kadar büyük ve zorlu bir görev… Bunun problemi çözmek için en asgari ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. İyi haber, bu teknolojik ilerlemeyi görüyoruz. Kötü haberse, bu ilerleme yeterince hızlı değil.”

İklim değişikliği ekonomisi üzerine hükümet raporu hazırlayan komitenin başkanı Lord Stern, kömürün şu anki maliyetinin bir ton için 50 dolar olduğunu fakat çevreye verdiği zarar ve insan sağlığına etkileri de göz önünde bulundurulunca bu rakamın yaklaşık 200 dolara çıktığını belirtiyor.

Lord Stern: “Gelecek yirmi yılda insanların yaşam tarzlarında önemli değişikliler olacak. Bu konu problem teşkil ettiği gibi, yenilenebilir enerjiyi rekabet edebilir hale getirecek teknolojik gelişmeler için yeni fırsatlar da sunuyor. Şehirlerimizi, ulaşımlarımızı ve enerji sistemlerimizi gelecek 20 yılda nasıl inşa ettiğimiz kritik eşik olan 2°C’de kalma ihtimalimizi belirleyecek. Bu zamanı gelen, hatta ertelenemeyecek bir fikir.”

2010’da dünya liderleri küresel ısı artışını 2°C’de sınırlandırma konusunda hemfikir oldu. Bu, atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonunun 450 ppm’de (bir milyon parçacıkta 450 karbondioksit) tutulması anlamına geliyor.


Fakat fosil yakıt kullanımı ve özellikle kömürle çalışan güç istasyonları karbondioksit emisyonlarındaki artışı devam ettirerek konsantrasyonun 400 ppm’e ulaşmasına sebep oldu ve bu rakam hiç de azalacak gibi durmuyor. Bu sırada küresel enerji talebinin 2035’de üçte bir oranında artması bekleniyor.

Global Apollo raporuna göre ortalama sıcaklık, sanayi öncesi dönemdeki seviyenin 0,8°C üzerinde.

Raporda, sıcaklığın bu seviyenin 2°C üstüne çıkması durumunda milyarlarca insanın kuraklık, seller ve fırtınalar gibi ciddi çevre felaketleriyle karşılaşacağı ve milyonlarcasının geçim sıkıntısı yüzünden göç etmek zorunda kalacağı belirtiliyor.

Global Apollo Programı güneş ve rüzgar gücü gibi yenilenebilir kaynaklardan elde edilecek elektiriği ucuz hale getirerek kömürü devre dışı bırakmayı amaçlıyor. 10 yıllık bu programın mimarları, teknolojideki gelişmelerin yeşil enerjiyi daha etkili ve uygun maliyetli hale getirebileceği 6 temel konu tespit etti. Bu altısından üçü kritik olarak önemli:



Apollo İlkeleri: Üç Temel Hedef

Yenilenebilirler:

Dünya çapında yenilenebilir enerji kaynakları hakkında kamu destekli araştırma ve gelişmelerin yılda 6 milyar dolar düzeyinde olduğu tahmin ediliyor. Bu, yenilenebilirler için yıllık üretim sübvansiyonu olan 101 milyar dolar ve 550 milyar dolarlık fosil yakıt endüstrisi sübvansiyonuyla karşılaştırılabilir. Araştırma ve ilerlemeler güneş enerjisi ekonomisini ciddi bir biçimde değiştirebilir. Örneğin Güneş yeryüzüne, insan talebinin 5000 katı kadar enerji sağlıyor. Güneş ışığını direkt olarak elektriğe çeviren güneş panellerinin maliyeti 1992’de 10 dolar iken günümüzde 50 centin altına düştü. Rüzgar enerjisi maliyetindeki düşüş daha yavaş fakat rapora göre bu, yeni metodlarla dönüştürülebilir.

Elektrik depolama:

Rüzgar ve güneş düzensiz enerji kaynaklarıdır. Güneş ışırken ya da rüzgar eserken elde edilen elektriğin soğuk geceler ve rüzgarsız günler için depolanması bu kaynakların maliyetini verimli hale getirecektir. Global Apollo Programı bataryalar, termal depolar, basınçlı hava, yakıt pompaları, çarklar, erimiş tuz, pompalı hidroelektrik ve hidrojen yakıtlar hakkında araştırmalara ihtiyaç olduğunu ve bunların enerji depolarının gelişmesi için temel konular olduğunu vurguluyor.

Akıllı şebekeler:

Arz ve talebi dengeleyerek elektrik aktarımının daha etkili şekilde sağlanması ve elektrik şebeke yazılımının geliştirilmesi gereksiz kayıpları büyük bir oranda önleyebilir. Şebeke gücünün yüzde 30 ötesine yenilenebilir enerji dağıtımındaki temel sorun, mevcut elektirik şebekelerinin zayıf entegrasyonudur. Akıllı şebekeler bunu geliştirerek yeşil enerjiyi daha etkili ve uygun maliyetli hale getirebilir.


Raporun yazarları

Sir David King

Birleşik Krallık Hükümet Eski Başuzmanı Chief Scientist

Lord Browne

Royal Academy of Engineering eski başkanı ve BP eski CEO’su

Lord Stern

IG Patel Professor of Economics and Government, LSE. Grantham Research Institute’de İklim Değişikliği ve Çevre Başkanı

Lord O’Donnell

Frontier Economics Başkanı, Birleşik Krallık Kabine Eski Sekreteri

Lord Rees

Kraliyet Astronomu ve Royal Society Eski Başkanı, Cambridge Trinity College Eski Yöneticisi,. Kozmoloji ve Astrofizik Fahri Profesörü

Lord Turner

New Economic Thinking Enstitüsü Kıdemli Araştırma Üyesi. Finansal Hizmetler Kurulu (Financial Services Authority) ve İklim Değişikliği Komitesi Eski Başkanı

Lord Layard

LSE Centre for Economic Performance – Refah Programı Direktörü ve İktisat Fahri Profesörü



Read More
(24) (16) (9) (7) (5) (5) (3) (3) (3) proje (3) (3) (3) (3) (3) (3) (3) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (2) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1) (1)

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

TWEETS BY YENİLENEBİLİR