Siemens ' in Türkiye'de ki 160. yılı.


Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis ile enerji birimleri yöneticileri, Enerji Gazetecileri ve Medya Derneği (EGAD) ile bir araya geldi. 

Hürriyet gazetesinden Merve Erdil' in haberine göre, Siemens Enerji Üretimi Bölüm Direktörü Sinan Bubik, pazardaki kurulu güçten düşük verimli gaz santrallerinin yılda 200-300 megavat (MW) eksilmeye başladığı bir dönem yaşandığını belirterek, şunları söylüyor: “İthal taş kömürü, yerli linyit kömürü, bir takım kojenerasyon projeleri, atıklardan enerji üretimi, önümüzdeki 3-4 yıl daha yoğun olacak. Biz önümüzdeki 2-3 yıl gaz pazarında büyük bir hareketlenme beklemiyoruz. Türkiye’de gazı tamamen yok etmek mümkün değil. Çok hızlı devreye giriyor, nispeten temiz bir enerji kaynağı. Türkiye’de gaz santrallerinin her zaman ağırlığı olacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde kömürün doğalgazdan bir miktar pay alacağını düşünüyoruz. Elektrik üretiminde gazın payı yüzde 36 iken, 30’lara doğru düşecek. Bu payı kömür ve yenilenebilir enerjinin dolduracağını düşünüyoruz. Türkiye’de güneş ivme kazandı. Büyük çoğunluğu lisanssız santraller. Türkiye’nin lisanslı büyük kapasitede güneş enerjisi santrallerine de ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Doğalgaza dönersek, Katar’dan gelen sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) veya İran gazı gibi alternatif gaz kaynakları ve petrol fiyatlarının da düşmesiyle gaz fiyatlarının düşmesi sonucu daha fizıbıl bir noktaya geleceğini düşünüyoruz. İlgimizi azaltmıyoruz.” 



Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yenilenebilir ve yerli kömür olmak üzere enerji yatırım süreçlerinin hızlandırılması için yayımladığı genelgenin ardından şirketler harekete geçti. Siemens yetkilileri, önümüzdeki dönemde kömürün doğalgazdan bir miktar pay alacağını düşündüklerini belirterek, “Her yıl bin MW’ın üzerinde yeni kömür santralinin devreye gireceğini düşünüyoruz” diyor.
2000’li yılların ortalarından itibaren enerji sektöründe ağırlığı olan doğalgaz yatırımlarında, son dönemde bir yavaşlama söz konusu. Türkiye’nin en büyük doğalgaz tedarikçisi olan Rusya ile yaşanan siyasi gerginlik bunun sebeplerinden biri. Ayrıca gazda dışarı bağımlı olunması, cari açıkta enerjinin yüksek payı, son dönemde bölgede tansiyonun artması sonucu doğalgaz tedarik ettiğimiz ülkelerle bu işin sürdürülebilirliği noktasındaki soru işaretleri de gaz pazarındaki durgunluğun gerekçeleri arasında. Gazda frene basılırken, enerjide hangi kaynaklara ağırlık verileceği ise önümüzdeki dönemin başlıca konularından biri olacak. Enerji Bakanlığı’nın planlarında yerli kömürün önceliklendirileceği görülüyor. Siemens Türkiye yetkilileri de gaz yatırımcısının iştahının kaçtığını vurgularken, önümüzdeki dönemde kömürün doğalgazdan bir miktar pay alacağını öngördüklerini söylüyor. 

GÜVENLİK KONUSU GÜNDEMDE
Hüseyin Gelis ise petrol fiyatlarındaki değişimin müşterileri çok etkilediğini belirterek, “Havayolları, tüketici ülkeler çok olumlu etkisini görüyor ama enerji şirketleri, petrol şirketleri bayağı zorlanıyorlar. Çünkü yatırım yapılmıyor, bekleniyor. Geriye baktığımız zaman petrol fiyatları son 80 yılda indi, çıktı. Geçici bir dönem ama müşterilerimiz bu konudan ciddi şekilde etkileniyor. Güvenli liman olmak Türkiye için çok önemli. Ülkenin yatırımcı açısından güvenli liman olabilmesi için partnerlerini seçerken dikkatli olunması gerekiyor. Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından büyük projelerin tehlikeye girmesinin konuşulması son dönemde yaşanan en önemli gelişmedir ve Türkiye’yi kaynak çeşitliliğine daha çok odaklamıştır. Enerji portföyümüzün geniş olması gerekiyor. Türkiye’deki enerji sorununu sırf yenilenebilir ile çözemeyeceğiz, kömür ile de çözemeyeceğiz. Marka konusu da çok önemli. 

Siemens olarak markamıza çok dikkat ediyoruz. ‘Made in Turkey’ dediğimiz zaman yurtdışında yatırımcıların aklına ne geliyor, ne gelmesini istiyoruz? Siemens 190 ülkede faaliyet gösteriyor, ülkemizin bayrağını alıyoruz, merkeze gidiyoruz ve ‘Bizim ülkede yatırım yapın’ diyoruz. Fakat Brezilya’daki arkadaşlar da aynısını yapıyor. Türkiye’deki güvenlik konusu, bölgedeki gelişmeler, yatırım yaptığımızda riskler nedir diye gittikçe gündeme geliyor ve Türkiye’deki pazarı etkiliyor. 160 yıldan beri buradayız, Türkiye’deki onca değişime rağmen Siemens buradaydı. Bu krizler de geçecektir. Bu ara dönemi ise inovasyon ve teknolojiye yatırım yapmakla değerlendirmek gerekiyor. Türkiye’de her yıl 55 milyon lira sırf Ar-Ge’ye yatırım yapıyoruz; 250’den fazla mühendis Ar-Ge’ye odaklanıyor” şeklinde konuşuyor.



AVRUPA’YA GAZ DEĞİL  ELEKTRİK KORİDORU
GELİS, 2016’da Siemens olarak araştırma konusunda bir yatırım yapmayı daha düşündüklerini söylerken, “Konu da Sanayi 4.0 olacak. Türkiye’de araştırma konusunda potansiyelin olduğuna inanıyoruz, genç nüfus var ve bunların problem çözme becerileri çok yüksek, bunu 2016 yılında projelerle değerlendirmek istiyoruz” diyor. Özellikle enerjiyi de yakından ilgilendiren dijitalleşme konusunda çalışmaların yoğunlaştığını kaydeden Gelis, “Türkiye’nin Avrupa’daki şebekeye bağlanması için şimdiden altyapıyı hazırlamamız lazım, ‘gaz ve petrol Türkiye’den geçsin’ diyoruz ancak o esas çözüm değil. Aslolan bölgede Türkiye’nin enerjide en önemli şebeke haline gelmesidir. İleride istediğiniz en ucuz, en ekonomik enerjiyi satın almanız için bağlantıyı kurmanız gerekiyor. Yarın bir gün Romanya’dan elektrik alabilirsiniz, ya da Romanya şebekesine elektrik verebilirsiniz. Avrupa elektrik şebekesi sistemine dahil olmak için akıllı şebekelere yatırım şart” şeklinde konuşuyor.

160 YILDA 7 PADİŞAH 12 CUMHURBAŞKANI
GELİS, Siemens’in bu yıl Türkiye’de 160. yılını kutladığına dikkat çekerek, “160 yıl dediğimizde bizim için önemli bir dönem. Türkiye’den hiçbir zaman ayrılmadık. 160 yılı değerlendirdiğimiz zaman 7 padişah, 12 cumhurbaşkanı, 37 başbakan gördük. Krizleri yaşadık bu ülkede ama inandık ve kaldık. Yabancı kökenli bir yerli şirket olduk aslında.160 yılda Osmanlı’yı ve Cumhuriyet’i aydınlatan bir şirket varsa o Siemens’dir, elektrik ve elektrifikasyon anlamında” diyor.
Read More

Yenilenebilir Enerjide Su Altı Balonları.

Kanada’da Hydrostor adlı şirket geliştirdiği yeni projesini test ediyor: Su altı balonları.



İlk tesis Toronto yakınlarındaki Ontario gölünde, altı balonun suyun 55 metre altında bir boru hattıyla elektrik şebekesine bağlanmasıyla kuruldu. Havanın türbinleri döndürerek elektrik üretmesi sağlanıyor. Tesiste üretim 660 kW olarak belirtiliyor. Şirket, bu çözümün yaşam sürecinin mevcut en iyi bataryalardan iki kat fazla olduğunu ve çok daha ucuza mal olduğunu belirtiyor.


Hydrostor CEO’su Curtis VanWalleghem , “ Basınçlı hava yaklaşık 40 yıldır var. Yaygın kullanılmamasının sebebi havanın depolanma sorunuydu” diyor. Ardından da kendilerinin hidrostatik su basıncı kullanarak bu sistemi kurduklarını belirtiyor. Su altında yaklaşık 10m x 40 m’lik bir alan kaplayan balonlar için, 10 yıllık garanti verilse de balonlarda çok az hasar olması sebebiyle bu garantinin 20 yıla çekilmesi de düşünülüyor.


Kullanılan malzeme, batık gemileri okyanus dibinden çıkarırken kullanılan cihazlardaki malzemeyle aynı. “ Sıkıştırılan hava ” sistemin kalbini oluşturuyor. Fazla enerji Hydrostor teknolojisiyle sıkıştırılmış havaya çeviriliyor. İşlem sırasında ortaya çıkan ısı da ısı değiştiriciler aracılığıyla depolanıyor. İhtiyaç duyulduğunda göldeki doğal basınç havayı araziye pompalamak için kullanılıyor. Bu süreç içinde türbinden geçen hava elektrik oluşturuyor. Ontario gölündeki sistem 330 evi elektriklendirme kapasitesine sahip ve bunun kolayca arttırılabileceği de ifade ediliyor.

Hydrostor dünyanın birkaç yerinde daha bu pilot projeyi geliştiriyor; 2016 sonu – 2017 başı bir başka tesise daha başlanacak. Vsaid VanWalleghem, “G20’de 2050 yılına kadar fosil yakıtlardan kurtulmak üzerine durulduğunun” altını çiziyor ve “yeşil enerjiye katkıda bulunmak için bu teknolojinin ticarileşmesine çalıştıklarını” belirtiyor.


Read More

Dünyanın En Büyük Güneş Enerjisi Çiftliği Kuruluyor.

Fas, Sahra Çölü’nün hemen kıyısında bulunan Varzazat şehrine inşa ettiği devasa güneş enerjisi santralini faaliyete geçirdi. Şimdiden binlerce dönüm araziyi kaplayan tesiste 160 megavat enerji üretimi gerçekleştirilebiliyor. Dünyanın en büyük güneş enerjisi santrallerinden biri olan söz konusu tesis, uzaydan da görülebiliyor.
Başkent Rabat’ın 550 kilometre güneydoğusunda yer alan Varzazat kentinde gerçekleştirilen törene Kral 6. Muhammed el sadis bin el Hasan'ın yanı sıra Fas Başbakanı Abdullah Benkiranİspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Garcia-Margallo, birçok yerli ve yabancı misafir katıldı. 



Açılış töreninde gazetecilere konuşan Fas Güneş Enerjisi Ajansı Genel Müdürü Mustafa Said Bekri, "Bu istasyon uluslararası düzeyde türünün ilk örneğidir. Noor I istasyonu,  Enerji Projesinin ilk adımı olacak, bu istasyon haricinde aşamalı olarak dört istasyon daha hizmete açılacak" dedi.


Güneş çiftliğinde 12 metre yükseklikte duran 500 bin kavisli ayna bulunuyor. Bu aynalar güneş ışığını, sıcaklığı 393 santigrat dereceye kadar çıkan ve içinde bir sıvının dolaştığı borulara aktarıyor. Sıvı yakındaki bir su kaynağını ısıtmak için kullanılıyor. Bu kaynakta da su buhara dönüşüyor ve türbinleri döndürerek enerji sağlıyor. Fas yılda yaklaşık 3 bin saat boyunca güneş ışığı alıyor. Bu da, ortada çok büyük bir potansiyelin bulunduğu anlamına geliyor. Santral, gece de enerji üretimine devam edebiliyor. Sıvının sıcaklığı erimiş tuzla dolu tanklarda muhafaza edilebiliyor.


Enerji ihtiyacının yüzde 94,5'ini ithal eden Fas, yenilenebilir enerji projeleri ile 2030 yılına kadar enerji ihtiyacının yüzde 52'sini yenilenebilir enerji ile karşılamayı amaçlıyor.
Noor I adını taşıyan santral, ülkede yaşayan milyonlarca kişiye yenilebilir enerji getirmeye yönelik bir projenin ilk safhasını oluşturuyor. Noor II ve Noor III adını taşıyan yeni santrallerle büyüyecek olan projede mevcut tesise yeni aynaların yerleştirilmesi de planlar arasında bulunuyor. 




Bu Kuzey Afrika ülkesinin amacı, dünyanın en büyük güneş enerjisi çiftliğine sahip olmak. Yenilenebilir enerji projeleri için 9 milyar dolar harcamayı planlayan Fas'a aralarında Dünya Bankasının ve Avrupa Yatırım Bankasının da bulunduğu kurumlar tarafından kredi imkanı sunulmuştu.Güneşe bakan binlerce hareketli panel, güneş ışıklarını elektrik enerjisine dönüştürecek. Fotovoltaik güç üniteleri (solar elektrik) teknolojisi ile kurulan güneş istasyonlarından, Noor II ve Noor III projeleri de tamamlandıktan sonra toplamda 580 megavat enerji elde edilmesi bekleniyor. Bu rakam, küçük bir nükleer reaktörün üretim kapasitesiyle karşılaştırılabilecek seviyedeEnerji üretiminin yanı sıra, bu projeler ile ülkenin karbon gazı emisyon değerlerinde düşüş sağlanması hedefleniyor.


Read More

Paris Anlaşması Hedefi Bu Hızla Zor.


Paris İklim Anlaşması hedefi olan küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutmak hedefi için yenilenebilir enerji kaynaklarına önümüzdeki 25 yılda 5.2 trilyon dolarlık ek yatırım gerekiyor.


Londra merkezli Bloomberg Yeni Enerji Finansı kuruluşu ve Boston merkezli yatırımcı ve çevreciler birliği Ceres' in araştırmaları ışığında önümüzdeki 25 yıllık süreçte fosil yakıtlarına alternatif olarak gösterilen rüzgar ve güneş paneli çiftliklerine dünya genelinde 6.9 trilyon dolarlık yatırım yapılacak. 




Fakat bu rakam Birleşmiş Milletler 'in hedef olarak koyduğu küresel sıcaklık artış oranının 1.5 derece olması hedefine ulaşmak için yeterli değil. Yine bu iki kuruluşun araştırmalarına göre bu hedefe ulaşabilmek için yenilenebilir enerji kaynaklarına önümüzdeki 25 yılda 5.2 trilyon dolarlık ek yatırım gerekiyor.

Bloomberg Yeni Enerji Finansı kuruluşunun kurucusu Michael Liebreich “30 Kasım–12 Aralık 2015 tarihleri arasında düzenlenen Paris İklim Zirvesi'nde varılan anlaşma hedefine ulaşılabilmesi için önümüzdeki 3 ila 5 yıl arasında yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılmasına gereken yatırım planlananın 2 katından daha fazla olmalı " diye konuştu.

Araştırmaya göre bu hedefe ulaşılabilmesi için dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılması gereken yatırım yıllık 484 milyar dolar. Araştırmanın yenilenebilir enerji kaynaklarına önümüzdeki 25 yılda öngördüğü yatırım ise yıllık 276 milyar dolar civarında.



Politikacılar yenilenebilir enerjiyi teşvik etmeli


Kar amacı gütmeyen Ceres kuruluşu başkan yardımcısı Sue Reid ise “Paris Anlaşması' na imza atan ülke liderleri, yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak için yeni politikalar geliştirmeli" dedi.

Bloomberg Yeni Enerji Finansı kuruluşu ve Boston merkezli yatırımcı ve çevreciler birliği Ceres ' in araştırmaları ışığında önümüzdeki 25 yıllık süreçte fosil yakıtlarına alternatif olarak gösterilen rüzgar ve güneş paneli çiftliklerine dünya genelinde 6.9 trilyon dolarlık yatırım yapılacak.



Read More

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

TWEETS BY YENİLENEBİLİR