İlk yeşil kamu binası yapımında sona yaklaşıldı.


Türkiye'nin ilk yeşil kamu binası olma özelliği taşıyan ve yapımına 23,4 milyon lira harcanan lise binası yüzde 70 enerji tasarrufu sağlayacak


Küresel Çevre Fonu’nun (GEF) desteği ile YEGM, UNDP, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde yürütülen ‘‘Türkiye’de Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi’’ kapsamında Ankara'da yapımına başlanılan Etimesgut-Eryaman Cezeri Yeşil Teknoloji Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nin inşasının yüzde 80'i tamamlandı.

Yapımında sürdürülebilir enerji verimli sistemler ve yenilenebilir enerji kaynaklarının dikkate alındığı binanın inşaat maliyeti 23 milyon 421 bin lirayı buldu.
Yenilenebilir enerji kaynağı olarak solar elektrik sistemi ve rüzgar türbininin bulunduğu okul, yıllık toplam enerji ihtiyacının yüzde 80'nini bu kaynaklardan karşılayacak.


Enerjinin daha verimli kullanılması ve enerji tüketiminden kaynaklanan sera gazı salınımlarının azaltılması amacıyla tasarlanan bina, normal bir okul binasına göre yüzde 70 enerji tasarrufu sağlayacak.

Yüksek izolasyonla ısı kaybının en aza indirileceği binada, otomasyon ile kontrol sisteminin yanı sıra, güneş enerjisinden yararlanılan doğal aydınlatma ve ısıtma sistemleri kullanıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Erdal Çalıkoğlu, AA muhabirine, bu projedeki en büyük amaçlarının enerji verimliliği kanunu kapsamında çıkarılan binalarda enerji performansı yönetmeliğinin uygulamalarını etkinleştirmek olduğunu söyledi.

Türkiye’de bütünleşik bina tasarımı yaklaşımı modelini geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya çalıştıklarını ifade eden Çalıkoğlu, “Bütünleşik bina tasarımı yaklaşımı modeli, binaların tasarımında farklı meslek disiplinlerinin bir arada çalışmasını, binanın tasarımında ne kadar meslek disiplini rol sahibiyse, bunların sürekli etkileşim halinde birbirleriyle ilişki halinde olmasını gerektirir. Biz bunu sadece kamu binaları için değil, Türkiye’deki bütün binaların tasarımlarında bu sistemin uygulanmasını istiyoruz.” diye konuştu.

Çalıkoğlu, Türkiye’de enerji verimliliğinin sadece bina yalıtımından ibaret olduğu kanısının yaygın olduğunu belirterek, “Enerji verimli bir bina tasarımında kaynağından nihai tüketimine kadar enerjinin en etkin verimli kaynaktan temin edilmesi, kullanım sırasında kayıpların önlenmesi ve tüketim aşamasındaki kayıpların azaltılması gibi konuların düşünülmesi gerekiyor. Proje kapsamında tasarlanan bu okul binası konvansiyonel yalıtım şartları yerine getirilmiş bir binaya göre yüzde 80’e varan oranda daha az fosil yakıt harcayacak olup, daha temiz ve çevre dostu bir tasarıma sahip.” değerlendirmesinde bulundu.

Proje Yöneticisi Aslı Karabacak da projenin ana hedefinin Türkiye’deki binalarda enerji verimliliğinin sağlanmasına katkıda bulunarak karbondioksit emisyonlarının azaltılması olduğunu dile getirdi.

Projenin finansman desteğinin GEF tarafından sağlandığını dile getiren Karabacak, “İlk etapta yeşil bina projeleri için toplamda yaklaşık 17 milyon dolarlık bütçe ayrıldı. Okul binasının inşaat işleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından finanse edilmekte. Yeşil, yani sürdürülebilir, enerji etkin binalara yönelik farkındalık özel sektörde hızla artmakta ve uygulamalarına rastlanmaktadır. Fakat kamu ayağında bu binalar çok maliyetli ve uygulanması zor kaygısı nedeniyle tercih edilmemektedir. Dolayısıyla bizim proje olarak hedefimiz bu noktada kamu ayağıyla bu binaların uygulanabildiğini göstermek.” şeklinde konuştu.

Karabacak, okulun modern bir vizyonla tasarlandığını, enerji etkin tasarıma sahip ilk kamu binası olma özelliği taşıdığını ve yapımında yerli malzeme kullanımına olabildiğince özen gösterildiğini vurguladı.

Yapımı Aralık 2016'da tamamlanacak okul, 2017-2018 öğretim yılında eğitime başlayacak ve müfredatında yenilenebilir enerji teknolojilerine ilişkin dersler de yer alacak.https://umitaktass.blogspot.com/2016/09/ilk-yesil-kamu-binas-yapmnda-sona.html
Read More

Türkiye Yatırım Konferansı'nda konuşan Albayrak Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini söyledi.


Enerji Bakanı Berat Albayrak, New York'ta toplantıya katıldı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi ve stratejik olan bölgesindeki ülkelerle farklı sinerjiler oluşturarak daha etkin bir rol alması gerektiğini söyledi


New York JW Marriott Essex House'ta düzenlenen 8'inci Türkiye Yatırım Konferansı'nda konuşan Albayrak, Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini söyledi.


Türkiye'nin, yılda toplam 50 milyar metreküpün üzerinde tüketimle dünyanın en fazla doğalgaztüketen ülkelerinden biri olduğunu belirten Albayrak, "Gaz talebimizin yüzde 50'sinden fazlası tek bir ülkeye dayanıyor. Alternatif kaynaklar oluşturmalıyız." ifadelerini kullandı.

Albayrak, Türkiye'nin stratejik konumuna işaret ederek, bölgesindeki Rusya, Azerbaycan,Kazakistan, Suudi arabistan, İran ve Katar gibi petrol ve doğalgaz rezervleri zengin ülkelere dikkati çekti.T

Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi ve stratejik olan bölgesindeki ülkelerle farklı sinerjiler oluşturarak daha etkin bir rol alması gerektiğini söyledi.





Türkiye'nin, petrol ve doğalgaz kaynaklarının sınırlı olduğunu anlatan Albayrak, coğrafi bakımdan söz konusu rezervlerle enerji talebinin yüksek olduğu Avrupa pazarı arasında bulunduğunu vurguladı.

Albayrak, Türkiye'nin Avrupa için on yıllardır güvenilir bir ortak olduğuna dikkati çekerek, "Avrupa ile ikili ilişkilerimiz zor zamanlar geçirse de bunları aşmamız gerek. Rasyonel ve pragmatik olmalıyız. Öyle bir enerji portföyü oluşturmalıyız ki herkes kazanabilmeli." diye konuştu.

Yeni yüzyılda piyasalar, finans dünyası ve likiditenin değiştiğini dile getiren Albayrak, ülkelerin farklılaşan koşullar içinde yeni ve güvenilir ortaklar aradığını belirtti. Albayrak, Türkiye'nin de diğer ülkelerle farklı iş birlikleri oluşturması gerektiğini ifade etti.

"Türkiye'nin bölgesindeki ülkelerle farklı sinerjiler yaratarak, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında bölgeye büyüme ivmesi kazandırmalı." diyen Albayrak, bu konuda Türkiye'nin yeni çözümler oluşturması gerektiğini sözlerine ekledi.
Read More

Fas' ta camilerde yeşil enerji.


Fas, Alman Hükümeti’nin de desteğiyle 2019’un üçüncü ayına kadar ülkedeki 600 caminin elektrik ve sıcak su ihtiyacını yeşil enerjiyle karşılayabilmesi için çalışmalara başladı.
Fas Hükümeti 2019 yılına kadar ülkedeki 600 camiyi kendi elektriği ve sıcak suyunu üretebilecek şekilde yenilemeyi planlıyor.
Alman Hükümeti’nin %70’lik maliyeti üstlendiği projede, Fas İslam Bakanlığı 2016 yılı sonuna kadar 100 camiye güneş enerji sistemleri kuracak ve LED aydınlatma dönüşümü yapacak.



Projenin başında yer alan Jan-Christophe Kuntze yaptığı açıklamada “Fas’ta sosyal hayatın önemli bir parçası olan camileri yeşil enerjiyle tanıştırmayı, insanları bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Daha önce buna benzer bir projeye şahit olmadım, bu proje kamu binalarının da yeşil enerjiyle kendi kendine tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceğini göstermesi bakımından oldukça önemlidir.” dedi.
Fas Çevre Bakanı Hakima el-Haite da yaptığı açıklamada “Müslüman ülkelerin geleneklerine dönmesi çok önemli, toprakla kıyasladığımızda insan çok ufak bir değerdedir. İnsanların gelecekleri için dünyadaki kaynakları koruman zorundadır.” dedi.
Bu proje Fas için ilk yeşil enerji yatırımı değil. 2016 yılının başlarında Sahra Çölü’nde devasa bir güneş santrali kurulumu gerçekleştirmişlerdi.
Read More

Güneş enerjisi tarlaları geliyor.

Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Afyonkarahisar İl Koordinatörü Zülgari Özdemir, "IPARD 2 programı kapsamında ilk kez yenilenebilir enerji sektöründe yatırımlara destek sağlanacak. Bu sektörde de 21 tane yatırım başvurusu aldık. Bu yatırımlarla IPARD 2 destekleriyle güneş enerjisi tarlaları oluşacak." dedi.


Özdemir, IPARD programlarının Avrupa Birliği ile Türkiye arasında varılan anlaşmaların sonunda 42 ilde uygulanan bir destekleme projesi olduğunu söyledi.
Bu desteklerin yüzde 75'inin Avrupa Birliği, yüzde 25'inin ise Türkiye tarafından verildiğini belirten Özdemir, IPARD 1 programı kapsamında 1 Temmuz 2011'de çağrıya çıkılmaya başlandığını ifade etti.
Özdemir, 2015 yılının sonuna kadar bu çağrıların devam ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"2011 ve 2015 yılları arasında 15 çağrı gerçekleştirilirken, 554 proje başvurusu alındı. Bunların 389'u ile sözleşme imzalandı. Sözleşme imzalanan projelere ise toplam 265 milyon lira yatırım yapıldı. 134 milyon liralık kısmı da hibe olarak başvuru sahiplerinin hesaplarına yatırıldı. Bu projelerden süt hayvancılığına 78 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirildi. Bu yatırımların 45 milyon liralık kısmı hibe olarak verildi. Yine ilimizde büyükbaş ve küçükbaş besiciliğine 40 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirilirken, bunun da 23 milyon lirası hibe olarak verildi."



IPARD 2 programının Nisan 2016'da hayata geçirildiği ve ilk çağrıya çıkıldığını aktaran Özdemir, şöyle devam etti:
"Şu ana kadar 449 proje başvurusu alındı. Bu projelerin toplam yatırım maliyeti 248 milyon lira. Bunlar için 150 milyon liralık hibe talep ediliyor. Bu projelerin şu anda incelemesi devam ediyor. IPARD 2'de yapılan başvuruların 67 tanesi hayvancılık projesi. Bu projelerin de toplam maliyeti yaklaşık 131 milyon lira civarında. Et, süt ve meyve gibi işleme sektörlerinde ise 11 yatırım başvurusu aldık. IPARD 2 programı kapsamında ilk kez yenilenebilir enerji sektöründe yatırımlara destek sağlanacak. Bu sektörde de 21 tane yatırım başvurusu aldık. Bu yatırımlarla IPARD 2 destekleriyle güneş enerjisi tarlaları oluşacak."
Read More

General Electric dünyanın en büyük 'Enerji Gemileri' için güç transformatörleri üretiyor.

GE, Karadeniz Enerji Grubu şirketlerinden Karpowership’in ürettiği enerji gemilerinin transformatörlerini Türkiye’de tasarlayıp üreterek yerel inovasyonun gelişimine destek olmayı sürdürüyor.


General Electric (GE), 486 MW’lık gücüyle dünyanın en büyük enerji gemisini de içeren dört yeni enerji gemisi için 16 transformatör üretecek. Yeni enerji gemileri, 1 GW’ı bulacak toplam kurulu gücü ile yaklaşık 17 milyon hanenin 1 yıllık enerji ihtiyacını karşılamasına katkı sağlayacak.

General Electric (GE), Karadeniz Enerji Grubu şirketlerinden Karpowership’in, 486 MW’lık gücüyle dünyanın en büyük enerji gemisini de içeren dört yeni Enerji Gemisi için 16 adet transformatör üreteceğini duyurdu. Karpowership, Enerji Gemisi olarak adlandırılan yüzen enerji santralleri konseptini geliştiren ve uygulayan dünyadaki ilk firma. Artan enerji taleplerinin karşılanmasına yardım eden yüzen enerji santralleri, elektrik ihtiyacı olan ülkelerde rıhtıma demirliyor ve yerleşik yüksek voltajlı transformatörlerinden hemen elektrik şebekesine bağlantı sağlayarak kısa vadeli elektrik ihtiyacını anında karşılıyor.
Geçtiğimiz yıl da enerji gemilerine transformatör üretimi için Karpowership ile sözleşme imzalayan GE, bu sözleşme kapsamında ürettiği yaklaşık 1.5 GW kurulu güce sahip 16 transformatörün teslimatını bu yıl tamamlamıştı. Yeni üretilecek olanlarla birlikte GE transformatörleri toplamda 2, 5 GW kurulu güce sahip santrallerin elektrik şebekesine bağlantısını sağlayacak.



GE transformatörleri 17 milyon hanenin 1 yıllık enerji ihtiyacını iletecek
Bugüne kadar tamamlanmış ve yapılmakta olan yeni enerji gemileri ile birlikte Karpowership enerji gemi (Powership) filosunun toplam kurulu gücü 4 GW’ı aşacak. Deniz üzerinde elektrik üreten santraller, elektrik ihtiyacı olan ve talep eden ülkelerin limanlarına demir atacak. Gidilen ülkeye, GE’nin transformatörleri ile gigawattlarca elektrik aktarımı saatler içinde tamamlanabilecek. GE’nin yeni güç transformatörleri yaklaşık 17 milyon hanenin 1 yıllık elektrik ihtiyacının iletimini sağlayacak.
Transformatörler GE’nin Gebze’deki Güç Transformatörleri fabrikasında enerji gemisi projesi için özel olarak dizayn edilerek üretilecek. -20 ile 50 derece arasında farklı iklim koşullarında çalışabilecek transformatörler nem ve tuzdan etkilenmemesi için özel bir boyayla kaplanacak. Deniz dalgalanmalarına adapte olabilmesi için mekanik bağlantıları güçlendirilecek transformatörler, kademe değiştiricileri sayesinde yüzer trafo merkezinin, şebeke altyapısıyla uyumlu doğru yüksek gerilim kaynağı sunmasını sağlayacak. Özel “under cover” bağlantılar kullanılarak hem 121 kV hem de 154 kV şebekelerine uyumlu çalışabilecek transformatörlerin bu yapıları sayesinde yüzer santralin bir enerji üretim kaynağı olarak şehir şebekelerine elektrik sağlamasında önemli katkısı olacak.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Karpowership Yönetim Kurulu Başkanı Osman M. Karadeniz: “Dünyanın elektrik ihtiyacı her geçen gün artarken üretilen elektriğin iletimi ve hızı da daha önemli bir hale geliyor. Karpowership olarak bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz dünyanın ilk enerji gemileri ile deniz üzerinde ürettiğimiz elektriği ihtiyaç duyan ülkelere ulaştırıyoruz. Bu başarıda, her ülkedeki akımın değişkenliğine göre elektrik iletimi yapacak şekilde özel tasarlanmış transformatörleri üreten General Electric’in önemli bir payı var. Powership’lerimizin ürettiği gigawattlarca elektriğin iletiminde GE ile işbirliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.
Konu hakkında görüşlerini dile getiren GE Türkiye Başkan ve CEO’su Canan Özsoy, “Karpowership ile imzaladığımız bu sözleşme, GE olarak Türkiye’deki taahhüdlerimiz doğrultusunda; yerel istihdama, inovasyon ve üretime desteğimizin, ülke ekonomimize sağladığımız katkının ve yerel işbirliklerini güçlendirme konusundaki çabamızın bir yansıması niteliğinde. Transformatörleri kendi alanında dünyanın en gelişmiş tesislerinden olan ve aynı zamanda üretiminin yüzde 85’ini ihraç ederek ülke ekonomimize katkı sağlayan Gebze güç transformatörleri fabrikamızda üretmekten gurur duyuyoruz” dedi. Ülkelerin kısa vadeli elektrik taleplerinin hızlıca ve fiyat avantajıyla karşılanmasına yardımcı olma olanağının daha fazla insana sürdürülebilir ve güvenilir elektrik sağlamak için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Özsoy, GE olarak enerji gemi alanında dünya lideri olan Karpowership ile yeni bir projede çalışmaktan çok memnun olduklarını ifade etti.
Sözleşme kapsamında GE, 100 ve 200 MVA güç transformatörlerinin üretim ve teslimatını gerçekleştirerek devreye alma, saha testleri ve yedek parça temini çalışmalarını yürütecek. Transformatörlerin teslimatının 2016 sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
Read More

Yakıt ve Emisyonda %50 Tasarruf Sağlayacak Yeni Uçaklar Çok Yakında






Havacılık devi Boeing ve Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'nın havacılıkta sürdürülebilirlik sorunu olan yakıt ve emisyon konusunda ciddi çalışmaları olduğu biliniyordu. Ancak yakın zamana kadar nasıl bir yaklaşım ile çalışmalarını sürdürdükleri soru işaretiydi. Ortaya çıkan yeni bilgiler ile, bu iki dev kurumun yakıt ve emisyon konusunda devrim mahiyetinde bir çalışma içinde oldukları anlaşılıyor.
Uçaklar için yeni bir kanat tasarımı





Yeni kanat yapısının %50 oranında yakıt ve emisyon tasarrufu yaratacağı iddialar arasında.NASA ve Boeing mühendisleri en temel soruyu sorarak yeni dönemi başlatmışlar.

Uçakların kanatları kaldırma kuvvetini yaratan bileşenler. Ne kadar kaldırma gücü o kadar yükün yerden yükselmesi anlamına geliyor. Mühendisler yeni tasarımları ile ideal orana yani daha az enerji sarfiyatı ile yüksek kaldırma gücüne ulaşmayı başarıyorlar.İşin sırrı hafif malzemeden imalat yapmakta.

Günümüz teknolojisi artık hafif metallerden sağlam ve güvenilir hava araçları yapmayı mümkün kılıyor. Titanyum ve karbon fiberden yapılan kanatlar daha fazla kaldırma kuvvetini daha hafif materyal ile mümkün kılıyor.Bu devrimin arka planında dev bir işbirliği var.Havacılık mühendisleri son yıllarda yapabileceklerinin sınırına geldiklerini düşünüyorlardı ve dolayısıyla bu disiplinde inovasyon neredeyse durma noktasına gelmişti. Ancak NASA ve Boeing mühendislerinin iyi oldukları noktaları birleştirmesi yeni bir devrimin kapısını araladı.

Ticari havacılığın en önemli uçaklarından biri olan ve mevcut şartlar altında en etkin ekonomik sonuçları veren uçak Boing 747 olarak biliniyor.Boeing 747 verimlilik esasına göre üretilmiş bir uçak.

Yüksek yolcu kapasitesi ve buna bağlı görece düşük yakıt sarfiyatı, 747'yi uzun mesafelerin vazgeçilmez hava aracı olarak kılıyor.Geleneksel yöntemler ile inşa edilen 747'nin aslında muazzam bir ağırlığı var.

Boeing 747'nin tek kanadının ağırlığı 43 ton ağırlığında yani iki kanadı neredeyse 90 tona denk geliyor. Uçağın yüksüz ağırlığı ise 185 ton civarında. Toplam ağırlık içindeki kanatların payı sizin de görebildiğiniz üzere çok yüksek. Yani en etkin hava aracının dahi ağırlığı sebebiyle çok fazla tüketime sebep oluyor.Yeni tasarım kanatlar ile her şey yeniden başlayacak.

Testleri başarı ile devam eden yeni tasarım kanatların olağanüstü kuvvetlere mukavemet gösterdiği görülüyor.Havacılık endüstrisi çok büyük bir değişime hazırlanıyor.Bu yeni nesil kanatlar ile maliyetler orta vadede inanılmaz seviyelere çekilecek ve havacılık endüstrisi her anlamda büyük bir devrim ile yeni bir döneme girecek.
Read More

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

TWEETS BY YENİLENEBİLİR